Arşiv Anasayfa Dünya Tarihi
Sayfalar: 1
HİTTİN SAVAŞI By: mithandir Date: 15 December 2007, 18:01:48
1099 yılında kudüs'ü ele geçirip bu coğrafyada krallık kuran hristiyanlar ile müslümanların yaptığı savaştır. 1187 yılında gerçekleşmiştir. 88 yıl önce kendilerine ait olmayan topraklara girip, katliamlar yapmış olan franklar, selahaddin eyyubi komutasındaki islam ordusu tarafından 1 gecede etrafı sarılarak imha edilmiştir. bu savaşla birlikte kudüs tekrar müslümanların yönetimine geçmiştir. bu savaşın bir özelliği de islam dünyasında ilk defa toplu cihad kavramının oluşmasıdır. bu savaşla birlikte 8 asır boyunca kudüs müslümanların elinde kalmıştır. ta ki israil'in tekrar bu bölgede yasadışı yollarla devlet kurmasına dek.

israil'in ilk kuruluş yıllarında, bu savaşı hatırlar derecede bariz bir "hıttin korkusu" vardı. zira, bir zamanlar hristiyanların zorla bu bölgeye girmesi ve buradan cihad ile kovulmaları onlarda bu tedirginliği yaratmıştır. acaba bu olay tekrar eder mi diye düşünmekte ve bölgede ikinci bir cihad oluşumuna izin vermemek için politik oyunlarını oynamaktadırlar. bunun en önemli göstergelerinden biri hiç kuşkusuz milliyetçilik hareketlerini körükleyerek etrafındaki ülkeleri yenilir-yutulur boyutlarda bölmektir. bu sayede israil'in çevresel güvenliği de önemli bir ölçü de sağlanmış olacaktır.

Ynt: HİTTİN SAVAŞI By: mithandir Date: 15 December 2007, 18:04:01
2) HITTIN SAVAŞI (3–4 TEMMUZ 1187)

 

            Doğu’ya yaptığı seferlerde büyük başarılar elde eden Selahaddin için artık Kudüs’ün fethi bir hayal olmaktan çıkıyordu. Akka’ya yapılan seferde haçlıların büyük askeri kanadını kıran Selahaddin haçlıları iyice sıkıştırmaya başladı. Taberiyye’nin alınmasından sonra onun için büyük savaşın zamanı gelmişti. Sultan, Taberiyye’nin dışında kalan bazı önemli yerleri aldıktan sonra kalede bulunan Raymond’un eşi Kontes Ahive haçlı ordusundan yardım istedi. Bu yardım isteğine karşılık veren haçlılar Taberiyye istikametinde harekete geçtiler. Haçlıların harekete geçmesiyle Selahaddin’in senelerden beri beklediği fırsat eline geçti. Eğer haçlılar bu savaşta yenilirse Taberiyye ve bütün sahil korumasız kalacaktı. Böylece fetihlerin önünde hiçbir engel kalmayacaktı15. Müslümanlar 4 Temmuz 1187 Cumartesi günü haçlıların üzerine saldırmaya başladılar. Haçlılar da aynı şekilde Müslümanlara karşılık vermeye çalışıyorlardı. Selahaddin’in ordusu haçlıların Taberiyye’ye yaklaşmasını engellediği için haçlılar su sıkıntısı çekiyordu. Haçlılar piyade askerleriyle bir yandan Müslümanlarla savaşıyor, bir yandan da suya yetişmek için Taberiyye’ye doğru ilerlemeye çalışıyorlardı. İki taraf arasında çarpışmalar sürerken Selahaddin askerlerinin arasına dalıp onları motive edip taktik verdi. Müslüman askerler sultanlarının emirlerine uyarak savaşmaya devam ediyorlardı16. Müslümanlar haçlıları ok yağmuruna tutmaya başladılar. Sultan’ın askerlerinden Mengübars adında bir kahraman haçlı saflarına korkunç bir saldırıda bulundu. Bu kahraman askeri takip eden olmayınca haçlılarla kahramanca savaşıp şehit oldu17. Kahraman Müslüman askerin şehit olmasından sonra savaş iyice kızışmaya başladı. Müslümanlar bu olaydan sonra daha da hiddetlenerek haçlılara saldırmaya başladılar. Haçlılarda karşı tarafın cesur askerini öldürdükleri için sevinip daha cesur hareket etmeye başladılar. Kont Raymond, ortalık iyice kızışınca İslam ordusunun arasından kaçmaya başladı. Tarihçiler Raymond’un İslam ordusunun içinden kaçması konusunda hemfikir değiller. Abu’l-Farac Raymond’un kaçmasını sultan arasındaki anlaşmaya bağlar, diğer dönem tarihçilerinin kayıtlarına göre böyle bir anlaşma vardır, fakat anlaşma Raymond’un tekrar haçlı saflarına geçmesiyle geçerliliğini kaybetmiştir fikri hakimdir.

 

            Savaş devam ederken Gökböri kuru otları tutuşturarak ateş yaktı. Otların tutuşmasıyla beraber haçlıların bulunduğu tarafa doğru rüzgâr esti. Rüzgârın etkisiyle ateş haçlıların üzerine doğru yol aldı. Böylece zaten susuz olan haçlılar, ateşin hareketi ve dumanın etkisiyle iyice bitkin düşmeye başladılar. Bu üstünlük karşısında direnemeyen bazı haçlılar da kaçmaya başladı. Kaçanlar arasında Raymond haricinde Renaud da Sidan, Balian d’İbelin kumandasındaki düşmanın süvari birliği de vardı. Kont Raymond’un savaş alanından kaçmasından sonra haçlılar telaşa kapıldılar. Neredeyse teslim olmak üzere olan haçlılar başka çareleri olmadığı için Müslümanlar üzerine gelmeye başladılar. Bu son hamlelerin İslam ordusu üzerinde büyük etkisi oldu.Haçlılar neredeyse Müslümanları mevzilerinden uzaklaştıracaklardı.  Fakat Müslümanlar direnerek haçlıları çember içine aldılar. Haçlı ordusunun büyük bölümü bu çember içinde yok edildi. Geri kalan haçlılar Hıttın’daki tepeye çıktılar. Orada kendilerine bir çadır kuran haçlılar Müslüman ordusuna karşı kendilerini müdafaa etmeye çalıştılar18.

 

            Müslümanlar savaş devam ederken haçlıların “Slibus-Salbut” adını verdikleri en büyük haçı da ele geçirdiler. Hıristiyanlar Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği bir ağaç parçasının bu haç’ın üzerinde olduğunu idea ediyorlardı. Bu büyük haçın alınması onlar için bir hezimetti19. Haçın Müslümanların eline geçmesiyle beraber Kral Guy, Renaud de Chatilton, Kralın kardeşi Godefroi, Cübeyl sahibi II. Hugue, IV. Onfroi, Templierlerin reisi Gerard de Rideford esir alındı20.

 

            Savaş esnasında Sultan’ın yanında bulunan oğlu el-Melik el-Afdal savaştan söyle bahseder. “ Bu savaşta babamın tarafındaydım. Bu benim şahit olduğum ilk savaştı. Kral yanındaki süvarilerle tepeye çekilince karşılarındaki Müslümanlara öyle korkunç bir saldırıda bulundular ki, onları babamın yanına kadar sürdüler. Babama baktığımda yüzü mahzum, rengi kaçmıştı. Sonra sakalından tutup ilerledi ve: “şeytan yalan söylemiştir.” Diye bağırdı. Müslümanlar düşmana hücum edip Frankları tepeye kadar sürdüler. Sevincimden onları yendik diye bağırdım fakat Frenler tekrar hücuma geçip Müslümanları babamın yanına kadar püskürttüler. Ben yine onları yendik diye bağırdım. Babam bana dönüp “Sus! Şu çadır düşmedikçe onları yenmiş olmayız” dedi. O, bu sözleri söylerken çadır düştü. Babam atından inip şükür secdesine kapandı, sevincinden ağladı. Bunun ardından Müslümanlar kral ve arkadaşlarını esir aldılar21.

 

            İbnü’l-Esir i: “Öldürülenlere bakan kişi kimse esir edilmemiş, esir edilenlere bakan kişi kimse öldürülmemiş sanırdı” der. Haçlılar 1098 yılından bu güne kadar böyle bir saldırıyla, böyle bir hezimetle karşı karşıya kalmamışlardı22.  Selahaddin planladığı gibi haçlıları savaşa sürükleyip amacına ulaştı. Taberiyye gölü yakınında Hıttın mevkiinde meydana gelen savaşı İslam ordusu kazandı23. Savaşın kazanılmasından sonra sultan otağına gitti. Burada kral Guy ve Kerek hâkimi Renaud’la görüştü. Sultan kral’a çok iyi davranıp ikramlarda bulundu. Fakat sultan kral’a gösterdiği ilgiyi Kerek hâkimi Renaud’a göstermedi. Çünkü Renaud bir Müslüman düşmanıydı. Renaud Kerek’te güçlü olduğu zaman Müslümanlara eziyet etmişti. Ayrıca Renaud Müslüman tüccarlara ve Hac yolcularına büyük zorluklar yaşatmıştı. Selahaddinle 1180 yılında anlaşma yaptığı halde anlaşmaya uymayarak Müslüman hacıları öldürmüştü. Selahaddin kendisine çok öfkeliydi. Hıttın zaferinden sonra Renaud bizzat Selahaddin tarafından öldürüldü. Trablus kontu Reymond ise savaş esnasında kaçıp kurtulmuştu. Önce Sur’a daha sonra Trablus’a giden Reymond yenilgisinden ve Hristiyanlar’ın Hıttın’da başına gelen felaketten dolayı üzüntüsünden öldü24.

 

            Hıttın savaşı sonunda Kudüs Haçlı Kralığı’nın askeri kanadı büyük ölçüde yok edildi, bir kısmı da esir alındı. Sultan’ın Halife’ye gönderdiği mektupta ölü ve esir düşmanın kaybı 23.000 ile 60.000 arsında olduğu belirtilir. Vezir Kadı’l Fadıl’ın kaleme aldığı bir mektupta ise düşmanın 40.000 den fazla ölü verdiği belirtilir. Hıttın zaferinin verdiği morelle Selahaddin 1187’de Taberiyye’yi, 4 Temmuz günü de ülkenin en büyük limanı ve ticaret merkezi Akka’yı ele geçirdi. Daha sonra Nasıra, Nablus, Hayfa, Cinin ve Arsuf şehirleri ele geçirildi. Kısa süren bir kuşatmadan sonra 26 Temmuz günü Tıbnin, 29 Temmuz günü Sayda, 25 Ağustos günü de Cübeyl ve Beyrut İslam orduları tarafından fethedildi25.

Ynt: HİTTİN SAVAŞI By: tuuuba06 Date: 26 February 2008, 15:54:03
3.haçlı seferinin sebebi:kudüs,bir TÜRK KOMUTAN( halk arap komutan TÜRK) dillere destan bir savaş yanlış hatırlamıyorsam ''cennetin krallığı''hıttın savaşını anlatıyor...hilal taktiğini harika göstermişler bu filmde
Ynt: HİTTİN SAVAŞI By: m3rve35 Date: 06 February 2010, 17:03:32
teşekkürler (:
Ynt: HİTTİN SAVAŞI By: slmn12 Date: 09 February 2010, 22:17:48
teşekkürler... tarihi değiştiren savaşlardandır..