Forumdan Seçme Yazılar :BİZLER KULÜPCÜYÜZ!
Tarih:
15.01.2008 > Bu makale 2097 kez okunmuştur.
Ülkemizde 67 devlet üniversitesi, 30 vakıf üniversitesi ve bu üniversitelerde yaklaşık bin topluluk ve/veya kulüp var. Bu topluluk ve/veya kulüplerde uğraşan aktif yaklaşık 15 bin öğrenci var.
Öğrenci nüfusu ile karşılaştırdığımız zaman aktif gençler azınlıkta kalıyor. Bu bir yandan olumlu çünkü onlar çünkü onlar meslektaşlarını, ilerde rakip olacakları arkadaşlarını geride bırakıyor ve çok şeyler kazanarak mezun oluyorlar. Ama önemli olarak gördüğüm kısmı da olumsuz. Çünkü çoğu öğrenci kendini geliştirmek için bir şey yapmıyor. Üniversiteler kulüplerimiz gelişim, girişim için var. Kendimizi ifade edebilmemiz için var. Takım çalışmasının önemini anlamamız ve bundan kendimize pay çıkarmamız için var. Çeşitli çalışmalarda, toplantılarda farklı düşünce ve fikir yapılarını görmemiz ve dinlemeyi öğrenmemiz için var. Aktif, katılımcı, fikir üreten, yarar sağlayıcı, girişken bireyler olmamız için var kulüplerimiz.
Bunu çoğaltmak mümkün. Zaten kulüplerde aktif rol alan (Bu arkadaşlara “kulüpçü”de denir) arkadaşlarımız o cümleler arasında kendini de görmüştür elbet.
Çalışmaların çoğu zaman hızlı ve yoğun yapılması gerektiği yerlerdir. İlk zamanlar öğrenilir yapmanın değil yıkmanın kolay olduğu ve ilk çalışmalarda görülür sorunların değil çözümlerin düşünülmesi gerekildiği. Zaten bu öğretir insana çaresizliğin çaresini. Farkına varılmalıdır ki güçlü bireyler güçlü takımlar güçlü kulüpler karşılarına çıkan sorunlara karşı çözüm yollarını ararken meydana gelirler. Çünkü farkına varmayız ama bizi güçlü yapan engeller, sorunlardır. O zamanlar öğrenmezmiyiz bürokrasinin nasıl aşılacağını. Ayrıca en büyük sıkıntımız nedir? Katılımcı üniversite öğrencisi. Çok yerden duyuyorum bunu. O kadar emek verilir, zaman harcanır, çok değerli insanlar zaman ayırır senin davetine icabet eder gelir senin organize ettiğin faaliyetine katılır konuşmacı olarak ama senin üniversite öğrencin yoktur ortalarda. “ Aman Allah’ım konuşmacımıza rezil olcağız! “ Hemen sınıflara, hocalara gidilir öğrenci bulunur ve zorla katılımları sağlanır. Bu da böylelikle atlatılmış olur. Bizler bu tür sorunları atlatırız ve herhangi bir yerde yazılı olmayan birçok şey kazandırırız kendimize. Katılımcı çekemedik diye üzülürüz ama iyi bir takım çalışması ile organizasyonu gerçekleştirmenin mutluluğunu da yaşarız.
Bunların hepsi bizler için bir adımdır. Sorunlar bir adım, engeller bir adım, konuşmacılar, eğitimciler bir adım, hocalarımız bir adım, organizasyonlarımız ve faaliyetlerimiz de birer adımdır bizi başarıya götüren ve bizi diğerlerinden farklı kılan.
Gene bir organizasyonumuzda çok değerli eğitimcimiz Melih Arat şöyle özetlemişti ; “ Yemediğini ye, içmediğini iç, görmediğini gör, yapmadığını yap”
Bizler girişken gençleriz girişimciliğe doğru ilerleyen. Sizde kulübünüzle başarının tadını alınca daha güzel işler yapmak için daha çok koşturmuyor musunuz?
Daha iyi daha farklı ne yapabiliriz diye araştırırken diğer çalışmalara da katılmayı ihmal etmiyorsunuz değil mi? İşte o zaman aynı yoldayız demek.
Bakın yeni açılan üniversitelerimiz bunun önemini fark ettiler ve çalışmaya koyuldular. Şu anda Uşak Üniversitesi ilk yılı olmasına rağmen 14 farklı kulübü bünyesinde barındırıyor. Sadece var değiller aktifler, çalışma halindeler. “Nasıl daha iyi olabiliriz”in peşindeler. Merak etmesinler aynı derde sahibiz. Aynı yolun yolcusuyuz. Bizlerde KULÜPCÜYÜZ
EMRE URFALI
emreurfali@kurumsalgelisim.com.tr